müdür

Samsun'da doğmuşum. Sayı bilip, sünnet olmuşum. Gönül verip futbola, çift kaleler kurmuşum. Koynumda kramponlarım, 10 numaralı siyah beyaz formam, uyanık uykular uyumuşum. Serhat, Furkan, Burak bir de abim Koray turnuvalar düzenlemiş, tepelerde uçurtma uçurmuşum. Hazırlık sınıfında lisan öğrenip, caka satmışım kızlara. Bakıp bakıp da gözlerine, asmışım onları uzun kirpiklerime. Bazen kafamı taşlara vurmuş, bazen de can evimden vurulup dünyaları yıkmışım. Şiirler yazıp geceleri yalnızlığımı paylaşmışım yıldızlarla. Binlerce defa kaybedip ümitlerimi, binlerce defa yeniden bulmuşum. Okul okumaya Muğla'ya gelmişim. Bir tek su içip, ekmeği uzun ve sağlam çiğnemişim. Simsiyah bir Akyaka akşamı gemiler batırıp Ege'de balıklar tutmuşum. Daracık daracık sokaklarında yürümüşüm bu kentin, ya dostlar tutup sofralar vermişim ya da averelik mavarelik etmişim. Boylu boyunca yıkmışım gençliğimi sokaklara. En sonunda yağmurlu bir temmuz günü diplomama kavuşmuşum 15 senelik kitap defter maceramın bitiminde. Ve yine bir temmuz akşamında elveda demişim 4 tane güzel sene beni kucaklayan Muğla'ya.

Fesleğenim kurudu :(

Güneşte kalan kısmı kuruyunca güneş almayan yere koymuştum.

Babam da güneş almadığından kuruduğunu sanıp ben evde yokken balkona koymuş. Bu sefer her tarafı kurumuş.

Oysa ne de güzel kokuyordu.

İsmini bile koymuştum.

İlle de O’na

Yine O’na
İlle de O’na
Yeşil gözüne, sarı saçına
Kaşına, gözüne, dudağına
Öncesine, sonrasına
Yaşanmış aşklara, yaşanacak aşklara
Dünya’ya kızıyorum
Darılmayın dostlar
Ayıp değil ya
Artık yaşamak istemiyorum

Yaşım On Bir

Çocuk deme sakın!
Aşık insan büyümüştür artık.

Bir çocuk aşkı ki
Koca koca insanlar böyle sevmemiştir.

Sonraki yıllarda ismi değişti, şekli değişti.
Gözlerinin rengi, kirpikleri, elleri değişti.
Gülüşü, dudakları, yürüyüşü değişti.
Teninin rengi değişti, sesi değişti.
Söylediği şarkılar, sevdiği şiirler değişti.